Hakkediş Fazlası Kesin Teminattan Kesilebilir Mi?
Araç kiralama hizmet alımında teknik şartnameye, hakkediş hatalarından doğan fazla ödemelerin iş tamamlandıktan sonra kesin teminattan kesileceğine ilişkin bir hüküm konuldu. Kamu İhale Kurulu, kesin teminatın sözleşmenin gereği gibi yerine getirilmesini güvence altına aldığını ve gelir kaydının açıkça belirlenmiş hallerle sınırlı olduğunu değerlendirdi. Denetim sonucunda ileri sürülebilecek kamu zararı veya fazla ödeme iddiasının, teminattan doğrudan kesinti yerine kendi tespit ve tahsil sürecinde ele alınması gerektiği belirtildi. Bu nedenle düzenlemenin ihale dokümanında hukuki belirsizlik oluşturduğu ve ihalenin iptalini gerektirdiği sonucuna varıldı.
KİK Uyuşmazlık Kararı · 31 Aralık 2025 · 2025/UH.II-2886

Şartname Düzenlemesi
Belediyenin araç kiralama hizmet alımına ilişkin teknik şartnamesinde, hakkediş hesaplarında hata nedeniyle yükleniciye fazla ödeme yapılması halinde tutarın öncelikle hakkedişten kesileceği düzenlenmiştir. Aynı hükümde, işin tamamlanmasından sonra yapılacak denetimlerde fazla ödeme belirlendiği takdirde tutarın kesin teminattan tahsil edileceği de öngörülmüştür. Başvuru sahibi, kesin teminatın hangi hallerde gelir kaydedileceğinin ihale ve sözleşme düzenlemelerinde sınırlı olarak belirlendiğini; bu nedenle teminatın ileride doğabilecek her türlü alacak için genel bir tahsilat aracı haline getirilemeyeceğini ileri sürmüştür.
Kurul incelemesinde uyuşmazlık, idarenin fazla ödeme riskini yönetmek istemesinden değil, bu risk için seçtiği yöntemden kaynaklanmıştır. İdarelerin hizmetin ifası sırasında hatalı veya yersiz ödeme yapılmasını önleyecek kontrol mekanizmaları kurması tabiidir. Ancak bu denetim ihtiyacı, ihale dokümanında kesin teminatın hukuki sınırlarını genişleten bir hüküm kurulmasına tek başına dayanak oluşturmaz. Doküman hükümleri, isteklilerin teklif verirken üstlenecekleri riskleri öngörebilecekleri kadar açık ve mevzuatla uyumlu olmalıdır.
Bu bakımdan teknik şartname, sözleşme tasarısı ve ödeme kontrol süreci birlikte ele alınmalıdır. Hakkediş kontrolü, kabul işlemleri ve belge incelemesi üzerinden önleyici tedbir alınabilir. Buna karşılık iş bittikten sonra ortaya çıkabilecek her ihtimali doğrudan kesin teminata bağlayan bir ifade, istekliler yönünden belirsiz bir mali yük doğurur ve rekabeti etkileyebilecek sonuçlar yaratabilir.
Teminatın Sınırı
Kesin teminat, yüklenicinin sözleşme yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmesini güvence altına alan özel nitelikte bir güvence aracıdır. Teminatın gelir kaydına ilişkin hallerin açıkça belirlenmiş olması, hem idarenin işlem güvenliği hem de yüklenicinin hangi risklerle karşılaşacağını bilmesi bakımından önem taşır. Bu güvencenin kapsamı, ihale dokümanında tek taraflı biçimde genişletilerek her türlü kamu alacağına bağlanamaz.
Kurulun yaklaşımı, sözleşmenin ifasında meydana gelen aykırılıklar ile daha sonra yapılacak denetimlerde gündeme gelebilecek kamu zararı iddialarının birbirinden ayrılması gerektiğini göstermektedir. Sözleşme hükümlerine aykırılık, gecikme veya taahhüdün yerine getirilmemesi gibi durumlarda teminata ilişkin kurallar uygulanabilir. Buna karşılık denetim sonrasında ortaya çıkan fazla ödeme iddiası; sorumluların, tutarın, dayanağın ve tahsil yolunun ayrıca belirlenmesini gerektirir.
Belediyeler açısından bu ayrım uygulamada özellikle önemlidir. Teminatın paraya çevrilmesi veya gelir kaydedilmesi, sadece açık koşullar gerçekleştiğinde başvurulabilecek bir işlemdir. Kamu zararı iddiasında ise idari inceleme, belge değerlendirmesi, ilgililerin savunması ve kesinleşmiş alacak süreci gibi aşamalar bulunabilir. Bu süreçleri tek bir şartname maddesinde birleştirmek, hem tahsilat aşamasında hem de olası başvurularda idareyi riskli hale getirir.
Fazla Ödeme Usulü
Kurul, iş sonrasında Sayıştay veya başka bir denetim sonucunda fazla ödeme tespit edilmesi ihtimalini, kesin teminattan doğrudan kesinti için yeterli bir sebep olarak görmemiştir. Fazla veya yersiz ödeme iddiası varsa, önce ödemenin niteliği ve tutarı somut belgeler üzerinden belirlenmelidir. Ardından sorumluluk ve tahsil süreci ilgili mali yönetim ve kamu zararı usulleri çerçevesinde yürütülmelidir. Bu yol, hem kamu kaynağının korunmasını hem de ilgililerin hukuki güvencelerinin gözetilmesini sağlar.
İdarelerin ödeme öncesi kontrol zincirini güçlendirmesi, uyuşmazlığı doğmadan azaltacak en etkili yöntemdir. Yaklaşık maliyet, birim fiyat, metraj, hakediş raporu ve kabul belgelerinin birbirini doğrulaması; kontrol teşkilatı ile mali hizmetler biriminin kayıtlarının uyumlu tutulması gerekir. Sonradan yapılacak düzeltmelerin hangi belgeden kaynaklandığı da dosyada açıkça gösterilmelidir.
Şartname hazırlanırken “denetimde tespit edilecek her fazla ödeme kesin teminattan kesilir” gibi geniş ifadelerden kaçınılmalıdır. Bunun yerine sözleşmenin ifasındaki denetim ve kabul sorumlulukları açıkça yazılmalı; muhtemel kamu alacaklarının ise ilgili tahsil yöntemleriyle takip edileceği kabul edilmelidir. Böylece idare, alacağını takip etme yetkisini korurken teminat düzenlemesinin sınırlarını da aşmamış olur.
Sonuç ve Değerlendirme
Kesin teminat, sözleşme güvence aracı olarak mevzuatta öngörülen sınırlar içinde kullanılmalıdır. Fazla ödeme veya kamu zararı iddiası için ayrı tespit ve tahsil sürecinin işletilmesi, belediyenin işlem güvenliğini güçlendirir. İhale dokümanı yayımlanmadan önce teknik şartname ve sözleşme tasarısındaki teminat hükümlerinin mali hizmetler ve hukuk birimlerince birlikte kontrol edilmesi gerekir.
